Melâl Misralari

İnnemâ eşkû bessî ve huznî ilallâh «Ben derdimi ve hüznümü ancak Allah Teâlâ'ya arzederim» (Yûsuf/86)

Gidenler… 13 Kasım 2014

Filed under: Yürek Heybem — Melâl @ 19:46

gidenler;
arkalarında bıraktıkları acıyı bilseler..
yine gider miydiler?

ya sevenler;
ayrılığı tadacaklarını bilseler..
yine de sever miydiler?..

hayaller;
hep bu kadar soyut, bu kadar nihayetsiz..
gerçekler her zaman bu derece kararlı ve net miydiler?..

~Melâl~

 

Hocefendiyi neden mi seviyorum?.. 31 Ekim 2014

Filed under: G/öze takılanlar — Melâl @ 22:48

Originally posted on Umut Huzmeleri:

hizmet.
Onu 2005’te tanıdım, hâlâ aynı, hem bakıyorum kitaplarına, eski vaazlarına 40’ında neyse 70’inde aynı… İlmi hâline tam aksetmiş diyebileceğim büyük bir Hak dostu. Babası 63 yaşını geçtiği için, biz Resulullah’a (sav) saygısızlık ediyoruz, diyecek kadar Peygamber sevdalısıymış. Kendisinden dinledim, o 7 yaşındayken dahi Ashab-ı Kiramı okur, küçücük dünyasında adeta saadet asrını yasarmış, Hz. Ali r.a deyince o minik bedeni yerinde duramaz, yerlerde yuvarlanırmış, ömrünü iman kurtarma uğruna adamış, kâh bir caminin bir kösesinde uyumuş gocunmadan, kâh bir tahta kulübeciği ev bilmiş, bir eşi, sıcak aşı, ona baba, diyen yavruları olmamış, Rasulullahın nur simasında bir tebessüm olsun diye hüznü yoldaş edinmiş çıkmış yollara… Duasıdır, ben ölünce cüzdanımı karıştırsınlar bir kefen parası dahi bulamasınlar, der, dostun düşmanın attığı iftiralar canını öyle yakmıştır ki dua eder, Rabbim Fetih’in ailesinin, amcasına, dayısına kadar iki yakasını bir araya getirme, sonra demesinler şu evler, mercedesler onun… Hem çok ileri gidiyor normal bir müslümanın kaldıramayacağı şu…

Orijinali görüntüle 1.336 kelime daha

 

Ah ölüm! 13 Eylül 2014

Filed under: Yürek Heybem — Melâl @ 00:55

Ölüm!..
Ah ölüm!..
Doğarken yitirdiğim kadim bir dostum gibisin.
Zaman zaman çıkıversende aklımdan, hiç unutulmuyorsun ölüm!..
Ve ben sadece seni bulmak için yaşıyor gibiyim..
Hem nasıl özlüyorum seni bir bilsen…
Kavuşsam bütün hüzünlerimi dindirecek gibisin..
Kendimi seninle avutuyorum ölüm!..
Sonra bu kavuşmaya ne denli hazırlıksız olduğum geliyor aklıma.
Düşmanım oluveriyorsun bir anda ölüm!..

-Melâl-

 

zaruri bir mola 04 Ağustos 2013

Filed under: Yürek Heybem — Melâl @ 22:19

merhaba, bir süredir çok aktif olamadım burada..
hem blog hem de pc ile alakalı teknik bazı nedenlerden dolayı bir süre daha buradaki paylaşımlara ara vermek durumundayım. bu ara ne kadar sürer bilemeyeceğim.. belki kısa, belki uzun.. belki de…
her neyse duacım olursanız çok mutlu olacağım…
selam ve sevgi ile…

 

Yakarışlar -6 27 Temmuz 2013

Filed under: Münâcât — Melâl @ 13:32
Tags: ,

yakarışlar 6

 

Yakarışlar – 5 30 Haziran 2013

Filed under: M.Fethullah Gülen,Münâcât — Melâl @ 13:15
Tags:

yakarışlar-5

 

Kalb Hayatı (er-Riâye li hukûkillah) 22 Haziran 2013

Filed under: Kitâbiyat — Melâl @ 15:24
Tags: ,

En nihayet benimde bir ‘Kalb Hayatı’m oldu =)
Nicedir almayı düşündüğüm fakat bir türlü buna muvaffak olamadığım ve merak ettiğim eserlerden biri idi. Almak niyetiyle kitabevine gittiğimde olmadığını görüp üzüldüğüm, alamayacak durumdayken de bulunduğu reyondan bana tatlı tatlı gülümsediğini fark ettiğim ‘Kalb Hayatı’ım… =)

İnşaAllah çokça istifade ederim…

Kalb Hayatı

Bu eser, hicrî 165-243 yılları arasında yaşamış tasavvuf büyüklerinden el-Muhâsibî’nin er-Riâye li hukûkillah adlı eserinin tercümesidir. Kalbi ilgilendiren konuların ele alındığı en eski çalışmalardan biri kabul edilen esere Kalb Hayatı ismi verilmiştir. Eserde takvâ, verâ, aldanma, nefsi tanıma, riyâ, ucub, kibir, hased vb. konular derin psikolojik tahliller yapılarak işlenmekte ve amellerin merkezi olan kalb etraflıca incelenmektedir. Ayrıca eserin baş kısmına müellifin kısa bir hâl tercümesi eklenmiş, eserlerinden de söz edilmiştir.

Bir ilmi en güzel ve doğru şekilde öğrenmek için o ilim hakkında erbabınca yazılmış eserleri tetkik etmek en isabetli yoldur. Şüphesiz tasavvuf için de durum böyledir. Bu eser de erbabı tarafından kaleme alınmış klasik bir eserin tercümesidir.

 

 
%d blogcu bunu beğendi: